Ekonomistlere göre bu doğru hamle!

By on Temmuz 18, 2013

aEkonomistler MB’nin faiz koridorunun üst bandında artış sinyali vermesinin olumlu bir adım olacağı düşünülürken, kararın, bu zamana kadarki gevşemeci politikanın bitmesi olarak algılanmaması gerektiği de vurgulandı.

Ekonomistler, Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı’nın faiz koridorunun üst bandında ölçülü bir artışın gündeme gelebileceğine ilişkin açıklamasını olumlu bir hamle olarak yorumladı. Sermaye Piyasası Yatırımcıları Derneği (SPYD) Başkanı Arif Ünver, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Merkez Bankası yönetiminin bugüne kadar güven verici işlere imza attıklarını belirterek, 2008 krizinden sonra küresel ekonominin dalgalı bir seyir izlediği ortamda Türkiye’de piyasaları iyi yönettiğini kaydetti.

Bankanın zamanında bir hamle yaparak piyasaları rahatlattığını anlatan Ünver, Bir hasar oluştuktan sonra tedbir almanın bir anlamı yok. Merkez Bankası bu anlamda zamanlamayı iyi ayarladı dedi. Faiz koridorunu genişletici bir hamlenin büyümeye etkisine de değinen Ünver, koridordaki genişlemenin ister istemez büyüme üzerinde bir baskı yaratacağını söyledi. Buna karşın Türkiye’nin kriz döneminde ihracat pazarlarını çeşitlendirme politikasının belli oranda başarıya ulaştığını dile getiren Ünver, Bu yüzden büyüme rakamlarında belli ölçüde sapma olsa da bunun çok büyük boyutlarda olacağını düşünmüyorum diye konuştu.

Ata Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin: Faizlerde ayarlama yapma gereği teyit edildi

Ata Yatırım Başekonomisti Gülay Elif Girgin, Merkez Bankasının dalgalı görünümü azaltmak adına mayıs sonundan beri ciddi bir gayret içerisinde olduğunu ifade etti. 11 Haziran’dan beri yapılan döviz satım ihalelerinin istenilen sonuçları yaratmadığını belirten Girgin, TL, döviz sepetine göre rekor seviyelerini korurken, gösterge faizler iki hanelere yaklaşmaktadır. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın önceki gün ekonomi kurmayları ile yaptığı sürpriz toplantı bizim için faiz arttırımlarının artık gündeme girdiğine ilişkin önemli bir sinyaldi. Özellikle 22 Mayıs sonrasında tüm varlık sınıflarının yeniden fiyatlanmaya başlanıldığı dönemde Türkiye’de faizlerde bir ayarlama yapma gereğinin tartışıldığı ve bir anlamda teyit edildiğini görüyoruz dedi.

Girgin, 23 Temmuz’daki Para Politikası Kurulu toplantısında sıkılaştırmanın ilk adımı olarak yüzde 6,5 seviyesinde olan üst bandın 50 baz puan arttırılacağını düşündüklerini bildirdi.

İntegral MD Araştırma Müdürü Egemen Candır: Müdahale etkin ve zamanında

İntegral Menkul Değerler Araştırma Müdürü Egemen Candır, Merkez Bankasının TL’nin değer kaybını engellemek ve iç talebi azaltarak cari açığı istenen seviyelere getirmek istediğini söyledi. Gelişen piyasalardaki kırılganlık, Fed’in tahvil alımını azaltması ihtimali ve ABD ekonomisinin büyüme eğiliminde olmasının, Türkiye’ye sıcak para girişinin daha da azaltması riskini ortaya çıkardığını dile getiren Candır, Böyle bir ortamda özellikle yabancı yatırım kaynaklarından Türkiye’de TL’nin değersiz halinin daha da artış göstermesinin var olan yabancıyı ürkütebileceği yorumlarının yapıldığı düşünülürse, Merkez Bankasının müdahalesinin etkin ve zamanında olduğunu söyleyebiliriz dedi.

Türkiye’de yoğun olarak bulunan Ortadoğu kaynaklı uzun vadeli yatırımcının şu anda mevcut olan kırılgan hisse piyasasından ve değer kaybeden tahvillerden rahatsız olduğu dikkate alındığında, bankanın bu hamlesinin ilerleyen zamanlarda faizler üzerindeki olumsuz etkisinin dengeleneceğini belirten Candır, Tahvil faizlerinin düşmeye yüz gösterebileceğini ve bu gruptaki yatırımcıyı memnun edebileceğini düşünmekteyiz değerlendirmesinde bulundu.

Koridorun genişletilmesi geçici bir durum

Faiz koridorunun yükseltilmesinin bu zamana kadarki gevşemeci politikanın bitmesi olarak algılanmaması gerektiğini anlatan Candır, faiz koridorunun genişletilmesi düşüncesinin dolar satış ihaleleri gibi geçici olarak algılanması gerektiğini kaydetti.

Küresel piyasalarda dengelenme görüldükten sonra Merkez Bankası, uyumlu bir şekilde gevşek para politikalarına devam edecektir diyen Candır, faiz koridorunun üst bandının yüzde 11,50′den yüzde 6,50 seviyesine getirildiğini, dolayısıyla 50 baz puanlık bir artışla dahi 2013 Mart ayındaki seviyelerinden düşük kalacağının unutulmaması gerektiğini ifade etti. Candır, böyle bir ortamda, Türkiye’nin, IMF tarafından belirlenen ve 2014′te yüzde 3,7, 2015′te ise yüzde 4,3-4,4 büyüme beklentilerine Türkiye’nin ulaşmakta çok zorlanabileceğini düşünmediklerini söyledi.

Merkez Bankasının faiz koridorunu yükseltme sinyali verirken etki altında kalıp kalmadığını da değerlendiren Candır, kurum olarak Merkez Bankasının bağımsızlığı konusunda herhangi bir kuşkularının bulunmadığına işaret etti.

Merkez Bankasının herhangi bir çevreden etkilenmiş olabileceği düşüncesinin doğru bir algı olmadığını belirten Candır, Faizlerdeki yükselişin ana kaynağının TL’nin aşırı değersizleşmiş olması unutulmamalıdır. Merkez Bankasının burada yaptığı, döviz rezervlerini kritik noktalara getirmeden sınırlı faiz politikaları ile bu değersizlenmenin önüne geçmeye çalışmaktır dedi.

Stratejik Düşünce Enstitüsü Ekonomisti Prof. Dr. Muhsin Kar: Çıkışları yavaşlatabilir

Stratejik Düşünce Enstitüsü (SDE) Ekonomisti Prof. Dr. Muhsin Kar, Başçı’nın faiz koridorunu artırma yönünde açıklamalarda bulunmasına giden süreçte özellikle Fed kararlarının etkili olduğunu söyledi. Dünyada şu anda ABD’nin gelişmiş ülkelere dağıttığı doları tekrar geri çağırma döneminin yaşandığını belirten Kar, içerde de bazı grupların bu durumdan faydalanmaya çalıştığını dile getirdi.

Merkez Bankasının daha önceki dönemde uyguladığı temkinli para politikasının olumlu yanlarının bugün daha iyi anlaşılacağını ifade eden Kar, Eğer geçmişteki büyüme sürecinde dış finansman çok fazla kullanılsaydı, bugün yaşanan gelişmeler karşısında ekonomimiz daha kırılgan hale gelirdi dedi. Bu gibi durumlarda beklenti yönetiminin çok önemli olduğunu kaydeden Kar, şu değerlendirmelerde bulundu:

Merkez Bankasının rezervlerine yönelik hücumun nedenini tam olarak bilemiyoruz ama bu tip durumlarda beklenti yönetimi çok önemli. Merkez Bankası, piyasanın 3 puan artış beklediği bir ortamda piyasaya ‘sizin kaygılarınızı dikkate alıyorum’ mesajı veriyor. Ama faizdeki artış örneğimizde olduğu gibi 3 puan yerine 1 puanlık bir artış olarak gerçekleşebilir. Bu durumda sermaye risk alıp bir sonraki toplantıyı bekleyecek bu da sert çıkışları biraz yumuşatacaktır.

Kaynak

Bir önceki haberimiz olan Bu hafta piyasaları neler bekliyor? başlıklı Haberimizde borsa, finans ve Genel konu başlığı altında haberlere ulaşabilirsiniz.